compact disc ve gürültü üzerine

Tem4 2010
yazan: Selim Kesen Selim Kesen | yazdır |

Dinlediğimiz pek çok pop ve rock albümündeki sesler ve seviyeler uzun zamandır müzik yapan ve daha da önemlisi dinleyen birisi olarak pekte doğru gelmiyor. Mastering mühendislerince tabir yerindeyse köklenen seviyeler dinleyiciyi yormaktan başka bir şeye yaramıyor. Son dönem masteringlerde izlenen bu yöntem belli bir dinleme alışkanlığı olan dinleyici kitlesini de yavaş yavaş yüksek volümün tuzaklarla dolu batağına sürüklemekte.

Halbuki yüksek sesli müzik onu dengeleyecek yumuşaklığa ihtiyaç duyar. Sanırım burada müzik sektöründe yapımcıların yüksek ses’i bir pazarlama stratejisi olarak görmeleri gerçeği yatıyor.

Aynı seviyede iki ses, ya da şarkı ya da her neyse birbirini takip ettiğinde insanın içinde onu arttırma hissi belirir. Bu fizyolojik bir etkidir aslında. Ancak ne zaman ki bu dinleyen değil müziği yapan ve sunanlar tarafından yapılmaya başlandı o zaman bir takım problemlerde baş gösterdi.

Yapımcı ve prodüktörler ses mühendislerini daha gürültülü daha gürültülü masteringlenmiş albümler hazırlamaya zorladıkça müzikte de daha kısa vadeli tüketici bir dinleyici çevresi oluşmaya başladı ister istemez. Çünkü artık dinleyici bir sonraki ve ondan sonraki şarkıda masteringde feda edilen müzikal dinamik nedeniyle algıdaki seçiciliğini kaybeder. Sesler aynılaşır. Ve yorgunluk baş gösterir daha ikinci şarkıda bu ayırt etme uğraşında.

Pek çok araştırmaya göre dinleyici olarak eskiye nazaran çok daha fazla müzik dinliyoruz. Ancak geçmişin aksine pop ve rock bu çoğunluğu geriden takip etmekte ve modern zamanlarda eski popülerliğini bulamamış durumdadır.

Rock ve Pop’un 70′ler ve 80′lerdeki ilgi çekmeye yönelik giyimde, davranışta ve elbette müzikalitedeki tavrı bugünle karşılaştırılamayacak ölçüde büyük farklar barındırıyor. Belkide aradaki fark o zamanlar birisi size “hey dostum lanet olası yeni metallica albümünü dinledin mi?” dediğinde yapabileceğiniz en pratik ve güzel şey koşup bir CD alıp iyi bir hi-fi sistemde kafa sallayarak dinlemekti. Şimdiyse bu etkileyici ritüellere gerek yok. İstediğiniz an istediğiniz yerde tüm sevdiğiniz şarkılar cep telefonunuzun içerisinde. Bütün dinamiğini kaybetmiş biçimde.

Neyse ki bu büyük ölçüde bir final mastering problemi ve bu müziğin geleceği adına ümitlerimizi sürdürmemizi sağladığı için müzik teknolojisine minnettarım bir yandan da. Ama çaktırmadan..


Telif hakları: Bu yazı makale bölümü altında derlenmiş olup tüm hak ve sorumlulukları yazarına aittir. Telif hakları yasası ile korunmakta olan içeriğin hak sahibinin yazılı izni olmadan kullanılması sakıncalıdır.

Kelime bulutu: , , ,

Yazar hakkında

Selim Kesen; 2006'da girdiği İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümünde eğitimine devam etmektedir. Bas gitar çalmakta ve kalan zamanlarında İstanbul Piano'da çalışmaktadır. Aktif şekilde bir çok grup ve sanatçıya eşlik etmektedir.
Twitter profili | Facebook profili


Yazıya hiç yorum yapılmamış, siz de yorum yazabilir veya ping bırakabilirsiniz.

“compact disc ve gürültü üzerine” hakkında düşüncelerinizi yazın:


« İstanbul’un sesini robotlardan duymak?

Sponsor

legato sponsors legato sponsors legato sponsors legato sponsors


kütüphane


tarih


başlık


RSS RSS olarak takip et!

RSS Bülteni takip et!

E-posta adresiniz:


destek

legato sponsors legato sponsors